Dijital Düşler
Stilize 3B ve pastel evrenler — brief’i olmayan, sadece merak için yapılan sahneler.
3B hacimlerde duygunun inşası: günlük objelerin büyülü gerçekliği
Mimarlık pratiğinde form, genellikle fiziksel dünyanın yerçekimi gibi katı kurallarına ve malzemenin sınırlarına tabidir. Ancak 3B tasarımın sınırsız boşluğuna geçtiğimde, bir nesnenin sadece fiziksel bir hacim olmak zorunda olmadığını; bir hissin, bir anının veya koca bir evrenin taşıyıcısı olabileceğini keşfettim.
Bu projelerdeki amacım, sıradan ve tanıdık objeleri — bir süt kutusu, bir kaset, bir hoparlör — alıp onları rasyonel bağlamlarından kopararak yeniden büyülü ve nostaljik birer objeye dönüştürmekti.
projenin ruhu ve görsel dil
Bu seride, çocukluğumuzun tanıdık nesneleriyle fantastik bir evreni harmanladım. Süt kutusunun içinde süt değil, süzülen gezegenlerle dolu mor bir galaksi var. Eski bir kaset sadece analog bir müzik çalar değil, etrafına ışıltılar saçan bir zaman kapsülü; hoparlör ise sadece ses değil, sihirli zerreler yayan bir kutu.
Tasarım dili olarak katı, endüstriyel çizgilerden tamamen uzaklaştım. Lavanta morları, uçuk maviler ve pastel tonların hâkim olduğu, zihinde sakinlik ve tatlı bir melankoli uyandıran o "Y2K dopamine pop" hissini kurguladım. İzleyiciye pürüzsüz ve yumuşak bir rüya âlemine bakıyormuş hissini vermek istedim.
modelleme ve arayüz tasarım teknikleri
Bu yumuşak ve sevimli estetiği yakalamak için modelleme aşamasında bilinçli kararlar aldım:
yazılım ve teknik altyapı
Bu pastel ve sakin atmosferi yaratmak, ekranda göründüğü kadar basit bir renklendirme işi değil; ciddi bir materyal ve ışık mühendisliği gerektiriyor:
"Teknik altyapıyı estetik bir kılıfla gizleyerek izleyiciyi kodların ve poligonların değil, tamamen duygunun ve masalsı bir atmosferin içine çekmeyi hedefledim."